MARDİN MİDYAT DİYARBAKIR
Mor Gabriel Manastırı’nı ziyaret ettikten sonra Dara Antik Kenti’ni gezdik. Yöredeki bir evin altındaki sarnıcının hikayesini orada yaşayan Fırat anlattı.
Deyrul Zafaran Manastırı’nı (Mor Hananyo) yöresel sempatik şiveleriyle manastır görevlilerinden dinledik. Bu arada harika bir tur grubuyla birlikte uyum içinde seyahat edip, ziyaretleri tamamlayıp, aracımızdaki yerimiz alıyor ve şimdi neyle, nasıl bir tarihle karşılaşacağız acaba diye tatlı bir merakla yola koyuluyoruz.
Kasımiye Medresesi’ni ziyaretimiz rehberimiz de Onur Bey’in anlatımıyla anılarımızda yerini aldı. Mezopotamya’yı seyrederek yola koyulduk. Bize katılmak isteyen bir çekirge aracın içinde zıpladıkça rehberimiz Onur Bey’in çekirgeyle sınavı da görülmeye değerdi. Gülmekten yaş gelen gözlerini silerken kaptanımız Tekin Bey’in yüz ifadesi hala gözlerimin önünde.
Mardin Midyat platosunun tarihi ismi Turabdin Bölgesi. Mardin sokaklarında sadece iki tane köpek birkaç tane kedi görebildik. Hayvanseverler evlerinin kapalı bahçelerinde besliyorlarmış. Çok fazla fırın var acaba iş yapabiliyorlar mı diye düşündüm.
Yöreye özgü mavi taştan yapılan Suryani nazar boncuklarından aldık. Mavi renkli badem şekeri ve diğer renkli şekerler, Süryani çöreği, bıttım sabunu en çok bilinenler. Mavi renkli badem şekerinin rengi Lahor ağacının kökünden yapılıyor. Bekledikçe rengi biraz daha açılıyor. Eğer kimyasal boya olsa hep mavi kalır.
Bıttım ağacı Mardin Midyat arasında tepelerde doğal olarak yetişmiş dağları tepeleri sarmış. Bu ağaç aşılandığı zaman meyvesi lezzetli antepfıstığı oluyor. Bıttım sabunu da ağacın yabani meyvelerinden yapılıyor.
Hiçbir şey geçmişte kalmamış, gizli kalmamış Mardin’in çehresinde yaşıyor sanki.
Tarihi Mezopotamya, tapınak harabeleri, kadim kültürleri, aklımdan geçenleri anılarımdaki yerlerine yerleştirerek çevreyi seyrediyorum.
Diyarbakır On Gözlü Köprü’den Eğil’de Hazreti Zülkif, Hazreti Elyesâ türbe ziyareti sonrası Sur kasabasına geldik. Ermenilerin “Ruhani Merkezi” olarak kabul edilen Surp Sarkis Ermeni Kilisesi’ni ziyaret ettik. İslam’ın dört mezhebini simgeleyen dört ayaklı minare 1500 tarihinde Akkoyunlu Sultan Kasım Bey tarafından yaptırılan Şeyh Mutahhar Camii’ni ziyaret ettik.
Biz nereye gidersek gidelim bu kafada bizimle geliyor. Ne çok şey düşündüm, gözledim, gördüm. Mardin’in inci kolyeyi andıran ışıklarıyla görüntüsünü hiç unutmayacağım. Can dostum Aysel ve ailesiyle birlikte yolculuk muhteşemdi. Asla unutmayacağım.
Tur şirketine, sevgili rehberimiz Onur Bingöl’e, kaptanımız Tekin Beye ve tur boyunca uyumlu, saygılı, sevimli, keyifli yol arkadaşlarıma sonsuz teşekkürlerimle.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: